Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- Dört yıldan fazladır Suriye halkı ve yönetimi, Suriye yönetimini uyanış ve renkli devrim adına düşürmeye çalışan Batı-Arap-Siyonist ortak proje macerasının bedelini ödüyorlar.
İranlı gazeteci-yazar Hadi Muhammedi’nin Keyhan gazetesinde yayınlanan makalesi
Suriye halkı ve yönetimi dört yıldan fazladır uyanış ve renkli devrim adına Suriye yönetimini düşürmeye çalışan Batı-Arap-Siyonist ortak proje macerasının bedelini ödüyorlar. Bu projede yer alan ünlü despot ve diktatörler, Suriye’de özgürlük talebi maskesi altında milyonlarca insanı kör terör savaşına katıp avare ederek ülkenin büyük yıkımıyla karşı karşıya geldiler. Propaganda borozanlarını, katilleri, teröristleri ve canileri devrimci ve özgürlükçü olarak tanıttılar. Silah ve para her yönden bu teröristlere akmaya başladı. Hepsinden daha ilginç olanı, şimdiye kadar tarafsızlık kisvesinde görünen Birleşmiş Milletler'ini de açık bir şekilde teröristleri destekleyerek Suriye yönetimi aleyhine devreye soktular. Batılılar dışında, Siyonistler özellikle de caniliği ispata muhtaç olmayan Natanyahu yönetimi, Arabistan, Ürdün, Birleşik Emirlikler, Katar gibi diktatör ve çürümüş Arap devletlerinin ve yeni Osmanlıcılık rüyasını gören Türkiye’nin yanında yer aldılar.
İlk başta bu gelişme, çoğu kimse için o kadar açık değildi ve yaptıkları analizlerde yanlışa düşmüş olabilirler fakat giderek herkese ayan oldu ki katil, kurtarıcı olamaz ve eşzamanlı olarak teröristlerin en feci uygulamalarını destekleyen Siyonist cellatlar ve Arap diktatörleri, Suriye halkının özgürlüğünün münadisi olamazlar.
Suriye’de dört yıldan fazladır yaşanan bütün cinayetlere rağmen Beşşar Esad ve Suriye halkı, İran, Hizbullah, Rusya ve diğer halkların desteğiyle kiralanmış küresel tekfirci teröristlere karşı direnebildiler. Yaklaşık olarak geçen iki yıl içinde askeri, güvenlik ve siyasi süreçler bize gösterdi ki bu proje başarısız olmuş ve ABD’nin teröristleri ve hamilerini kurtarmak için aldığı tedbirler sonuçsuz kalmıştır. Cenevre 2 müzakerelerinde Amerikalılar'ın yenilgi duygusu zirveye çıktı ve ellerinde kullanacakları hiçbir koz yoktu. Fakat Suriye’de “ılımlı” adı altında yeni terörist güçleri organize etmeye bağlanan umut ve keza merkezi hükümeti düşürmek için Irak’ta patlak veren IŞİD hareketi de terörist bir hareketin asli omurgalarının kırılmasıyla sonuçlandı ki 20 sene boyunca ABD ve bölgedeki Arap irticasını koruması bekleniyordu.
Bugün Amerika öncekinden daha zayıf bir konuma gelmiş ve Irak’ta, Suriye ‘de arda arda aldığı yenilgilerle karşı karşıya gelmiştir. Bu nedenle, Amerikalı yetkililer kaç ay öncesinden Fransızlarla paralel olarak Suriye yönetimiyle bir şekilde anlaşma yaparak karşılığında imtiyaz koparmak için –ki bir sonuç verdi - Suriye’ye askeri ve güvenlik timlerini göndermeye başladılar. Fransızlar Lübnan’da ve Hizbullah’la görüşmelerinde, Suriye’de Hizbullah’ın terörizmle savaştığını itiraf ettiler! Bugün Amerika’da, İran ve Hizbullah’ı tehdit listesinden çıkartıp ikili görüşmelerin zaruretini itiraf ederek Suriye’deki kanlı projenin başarısız oluşunun son mührünü bu dosyaya vurdular. Amerikalılar, Moskova’da düzenlenen Suriye siyasi müzakerelerinin birinci yarısından başı eğik halde çıktılar ve sonraki yarısı içinde ellerinde etkili bir oyun kartı yoktur. Onlar, Suriye krizinde mümkün olan minimum çıkarlarından mahrum olmamak için Suriye’de yıkımın ve kanın akmasının durdurulmasını Beşşar Esad’la müzakerede araç olarak kullanılmasının daha iyi olduğunu fark etmişlerdir.
Bu itiraf kendi başına, Beşşar Esad ve Suriye halkı için değerlidir. Her ne kadar ABD, teröristlere 70 milyon dolarlık desteğiyle henüz terörist hamilerinin listesinde yer alıyorsa da ancak, Amerika’nın yeni yaklaşımının sözden fiiliyata geçmesi halinde Suriye krizini sonlandırabilir. Elbette Amerikalı yetkililer, Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen’de şekillenen yeni denklemlerde hasarlarının çıtasını aşağıya çekip İran’ın nükleer müzakerelerdeki güçlü konumunu zayıflatmak için bölgesel yaklaşımlarını değiştirmekten başka çareleri yoktur.
Çev: Mehmet Gönül